İÇRE MatematikEst. 2020 · Isparta

Matematik Neden Ezber Değil? Sayı Hissi, Modelleme ve Günlük Hayat

Formülü ezberleyen çocuk bir soruyu çözer; nedenini bilen çocuk yeni soruya taşır. Matematik öğrenmeyi ezberden ayıran üç şey: sayı hissi, modelleme ve merak.

Huri Kahya7 dk okuma
Matematik Neden Ezber Değil? Sayı Hissi, Modelleme ve Günlük Hayat

“Matematik ezber dersi mi?” Bu soruya verilen cevap, çocuğun matematikle kuracağı ilişkiyi belirliyor. Kısa vadede ezber işe yarıyor gibi görünüyor: Formül yazılıyor, soru kalıbı tanınıyor, cevap çıkıyor. Ama soru biraz değiştiğinde çocuk donup kalıyorsa, öğrendiği şey matematik değil; bir taklit olmuş oluyor.

Matematik, doğru cevabı hatırlamak değil; cevabın neden doğru olduğunu görebilmek. Bu yazıda ezber ile anlama arasındaki farkı, sayı hissini, modellemeyi ve günlük hayatta matematiği konuşmanın üç yolunu ele alıyoruz.

Ezber ile anlama arasındaki fark

Ezber, bilgiyi kısa yoldan saklar. Anlama, bilgiyi başka bir duruma taşımayı sağlar. Çarpım tablosunu ezberleyen çocuk 7 × 8'i hemen söyleyebilir. Ama 7 kişilik bir grupta herkese 8 kalem düşecekse kaç kalem gerektiğini de aynı bilgiyle düşünebilmelidir. İkinci cümle, ezberin anlamaya dönüştüğü yerdir.

Anlama, her zaman daha yavaş görünür. İlk günlerde çocuk parmakla sayıyor, şekil çiziyor, tahmin yürütüyor. Bu yavaşlık kayıp değil; kalıcı öğrenmenin maliyeti. Ezberle hızlı başlayan çocuk, ileride daha büyük bir duvara çarpabiliyor.

Sayı hissi: sayıyı miktar olarak görmek

Sayı hissi, sayının ne kadar olduğunu, hangi sayıya yakın durduğunu ve işlem sonucunun mantıklı olup olmadığını tahmin edebilmek. 1/2 ile 1/3'ü karşılaştırırken hangisinin daha büyük olduğunu bilmek, ezber bir kural değil; miktar üzerinden düşünmek.

Sayı hissi güçlü olan çocuk, işlem hatasını daha kolay fark eder. 398 + 205 işleminde sonucun 600 civarında olması gerektiğini bilir; 503 bulursa bir yerde hata olduğunu sezer. Bu sezgi, sınavda da günlük hayatta da işe yarar.

Modelleme: somut, görsel, sembolik

Modelleme, bir matematik fikrini görünür hale getirmek. Somut modelde fasulye, kâğıt veya oyun hamuru var. Görsel modelde sayı doğrusu, tablo veya şekil. Sembolik modelde ise harf, işlem ve denklem. İyi matematik öğretimi bu üç katman arasında gidip gelir.

Örneğin denklem çözerken teraziyi kullanmak, eşitliğin iki tarafına aynı işlemi yapma fikrini görünür kılar. Çocuk yalnızca “karşıya at, işaret değiştir” kuralını öğrenirse, denklemin neden dengede kaldığını kaçırır. Model, kuralın nedenini taşır.

Günlük hayatta üç matematik konuşması

Market: Sepet kasaya gelmeden toplamı tahmin ettirin. Sonra gerçek tutarla karşılaştırın. Farkın nereden geldiğini konuşmak, bir test sorusundan daha çok şey öğretir. Mutfak: Bir tarifi yarım veya iki katı yaparken ölçüleri birlikte hesaplayın. Yol: Gidilecek mesafeyi, tahmini süreyi ve hızı konuşun. Bu üç sohbet, matematiği hayatın içine yerleştirir.

Burada amaç her sohbeti derse çevirmek değil. Çocuk, matematiğin yalnızca defterde kalan bir şey olmadığını gördüğünde, sorulara daha meraklı yaklaşıyor. Merak, ezberin en güçlü panzehiri.

Sınavda ezber nerede başlar?

Ezber çoğu zaman fark edilmeden başlar. Formülün nereden geldiğini sormadan kullanmak, soru kalıbını tanıyıp çözümü taklit etmek, yanlış yaptığında nedenini değil sadece doğru cevabı işaretlemek... Bunlar kısa vadede net getirebilir. Ama yeni nesil sorular, kalıbı değil düşünmeyi ölçüyor.

Sınavda başarı için hem hız hem anlama gerekli. Bu yüzden ezberi tamamen bırakmak değil, ezberin üzerine anlama katmanı kurmak gerekiyor. Çarpım tablosu ezber olabilir; ama o tablonun ne anlama geldiğini bilmek, onu esnek kullanmayı sağlar.

Ezberi azaltmanın üç yolu

Birincisi, “neden?” sorusunu alışkanlık haline getirmek. Formülün nereden geldiğini, kuralın hangi durumda geçerli olduğunu konuşmak. İkincisi, aynı soruya farklı bir yoldan çözmeyi denemek. İkinci yol, birincinin ezber mi anlama mı olduğunu gösterir. Üçüncüsü, hatayı analiz etmek. Yanlışın hangi adımda ve neden oluştuğunu yazmak, aynı hatanın tekrarını azaltır.

Bu üç yöntem, ders saatini uzatmadan uygulanabilir. Önemli olan çocuğun düşünme sürecine zaman ayırmak. Bazen tek bir soruyu yarım saat konuşmak, on soruyu hızlıca çözmekten daha kalıcı oluyor.

Veli için kısa kontrol listesi

Çocuğunuz bir konuyu öğrendiğinde şu dört soruyu sorabilirsiniz: “Bunu kendi cümlelerinle anlatabilir misin?”, “Neden böyle olduğunu gösterebilir misin?”, “Bu yöntemi başka bir soruda kullanabilir misin?”, “Sonucun mantıklı olduğunu nasıl anlarsın?”. Bu sorulara cevap veremiyorsa, konu henüz ezberde kalmış olabilir.

Kontrol listesi bir sınav değil; sohbet aracı. Çocuğu sorguya çekmek yerine birlikte merak etmek, matematikle ilişkisini güçlendiriyor.

Matematik dersi neyi değiştirir?

İyi bir matematik dersi, çocuğun daha hızlı işlem yapmasını değil, daha iyi düşünmesini hedefler. Isparta'da birebir matematik derslerinde önce çocuğun sayıyla ilişkisine, sonra konu eksiğine bakıyoruz. Çünkü ezberi kıran şey, doğru cevabı bir kez daha duymak değil; cevabın neden doğru olduğunu kendi cümleleriyle kurmak.

Matematik, cevabı bilmek değil; cevabın neden doğru olduğunu görebilmektir.

Isparta'da matematik özel ders veya matematik kursu arayan veliler için ilk adım, çocuğun hangi noktada ezbere kaydığını görmek. Bu görüşme ücretsiz; ardından tek bir program öneriyoruz. Çünkü doğru başlangıç, daha çok soru çözmek değil, doğru soruyu sormak.

HK

Huri Kahya

İÇRE Matematik kurucu eğitmeni. Isparta'da birebir matematik dersleri veriyor; her dersin başında çocuk analizi yapıyor.Veli Notları yazıları bu derslerden çıkıyor.

Ücretsiz · 45 dakika

Yazı iyi de,çocuk nasıl?

Genel tavsiye her çocuğa uymaz. 45 dakikalık ücretsiz ön görüşmede önce çocuğunuzu dinliyor, sonra nereden başlamak gerektiğini birlikte görüyoruz.