Çocuk analizi nedir? Matematik dersine başlamadan önce neye bakıyoruz?
Bir çocuğun matematikte nerede takıldığını anlamak, konu listesine bakmakla olmuyor. İlk 45 dakikada dört şeye bakıyoruz.
Bir veli geçen hafta şöyle dedi: “Kızım dört işlemi yapıyor, ama problem sorularında donup kalıyor.” Bu cümlede bir bilgi var; bir de gizli bir teşhis. Çocuk işlem yapamıyor değil. Belki okuduğu şeyi zihinde kuramıyor, belki yanlış yapmaktan korkuyor, belki de sorunun neresinden başlayacağını bilmiyor. Üçünün çözümü aynı değil.
Matematik dersine başlamadan önce yaptığımız kısa çocuk analizi, tam olarak bu ayrımı görmek için var. Not vermiyoruz, seviye etiketi yapıştırmıyoruz. Çocuğun matematikle nasıl düşündüğüne bakıyoruz.
Çocuk analizi bir test değil
İlk 45 dakikada çocuğa birkaç soru soruyor, birkaç kısa etkinlik yaptırıyoruz. Ama asıl veri, çocuğun cevabından çok cevaba giderken ne yaptığı. Kalemi nerede bırakıyor? Soruyu sesli okuyor mu, içinden mi okuyor? Yanlış yaptığını fark ettiğinde siliyor mu, yeni bir yol deniyor mu? Bunlar, konu listesinde görünmeyen bilgiler.
1. Sayıyla ilişkisi
Çocuk için sayı bir miktar mı, yoksa ezberlenmiş bir ses mi? 7 × 8’i bilmesi önemli; ama 7 × 8’in neden 56 olduğunu açıklayamıyorsa, bir sonraki konuda aynı yerde takılacak. Sayı hissi, işlem hızından önce gelir. İlkokulda atlanan bu kat, ortaokulda denklemlerin içinde geri döner.
2. Soruyu nasıl okuyor?
Uzun bir problem gördüğünde ilk cümleye mi dönüyor, yoksa son cümledeki “kaç” sorusuna mı bakıyor? Yeni nesil soruların çoğu, matematik bilgisinden önce okuma ve modelleme istiyor. Çocuk neyin verildiğini ve neyin istendiğini ayıramıyorsa, daha çok soru çözmek sorunu büyütür.
3. Yanlıştan sonra ne yapıyor?
Bazı çocuklar yanlış yaptığında kalemi bırakıyor. Bazıları hemen siliyor, bazıları cevabı değiştiriyor ama nedenini bilmiyor. Bazıları ise “bir dakika, burada bir şey var” deyip geri dönüyor. Matematikte kalıcı ilerleme, üçüncü davranıştan doğuyor. Bu yüzden derste doğru cevaptan önce, yanlışla ne yaptığımızı konuşuyoruz.
4. Kendine dair cümlesi
“Ben matematik insanı değilim.” Bu cümleyi duyduğumuzda bir eksik konu değil, bir kimlikle karşılaşıyoruz. Çocuk artık soruyu çözemeyeceğine değil, çözemeyen biri olduğuna inanıyor. Bu inanç, bir haftada kurulmuyor; bir haftada da yıkılmıyor. Bu yüzden ilk hedefimiz not değil, çocuğun yeniden deneme cesareti.
Çocuğun bilmediği konuyu bulmak kolay. Zor olan, bildiğine neden güvenmediğini görmek.
Aynı sınıf, iki ayrı ders planı
Geçen yıl aynı sınıfta okuyan iki öğrenciyle çalıştık. Birinin eksiği kesirlerdeydi; diğeri kesirleri biliyordu ama uzun soruda dikkatini toplayamıyordu. İlkinin planı geriye dönüp sayı hissini kurmak oldu. İkincisinin planı, soruyu parçalara ayırma ve süre yönetimiydi. İkisine de “daha çok test çöz” demek, ikisini de yerinde saydırırdı.
Çocuk analizi tanı koymak değildir
Bizim yaptığımız çalışma bir psikolojik değerlendirme ya da tıbbi tanı değil. Matematik öğrenme biçimine bakıyoruz. Dikkat, kaygı veya öğrenme güçlüğüne dair ciddi bir işaret varsa bunu veliyle açıkça konuşuyor, gerektiğinde uzman yönlendirmesi yapıyoruz. Doğru destek, doğru uzmanlıkla başlar.
İlk görüşme bu yüzden ücretsiz. Çünkü bir çocuğa hangi programın uygun olduğunu ancak onu dinledikten sonra söyleyebiliriz. Isparta’da birebir matematik derslerimizde her yeni öğrenci, konu anlatımından önce bu 45 dakikadan geçiyor.
Huri Kahya
İÇRE Matematik kurucu eğitmeni. Isparta'da birebir matematik dersleri veriyor; her dersin başında çocuk analizi yapıyor.Veli Notları yazıları bu derslerden çıkıyor.